Aşkı Anlatan Ünlü Tablolar

aşkı anlatan sayılarla boyama setleri

İnsanlığın ilk dönemlerinden beri insan hayatında yer alan aşk, sanatın her alanında değinilen bir duygudur. Bu duygu bazen reddedilirken bazen de büyük bir hevesle kucaklanmıştır. Aşklarına karşılık bulamadıklarından üzüntülerini, bazı mitolojik aşklara duydukları özentiyi, hissettiklerini yoğun aşk duygularını eserlerine yansıtan ressamlar ünlü eserlere imza atmıştır. Wombhobby olarak size aşkı anlatmaya başlayalım;

 

En Ünlü Erken Rönesans Dönemi Aşk Tabloları

İnsan hayatının her döneminde hayatın bir parçası olan, sadece anlamı ve şekli değişen aşkın resmedildiği erken dönem Rönesans eserleri şu şekilde listelenebilir:

  • Aynanın Önündeki Kız
  • Düğün Dansı
  • Mutlu Birliktelik
  • Venüs ve Adonis
  • Bir Çiftin Portresi
  • Huzur
  • Bir Kadeh Şarap
  • Aşk Mektubu Yazan Kadın

Bu eserler çoğunlukla yağlı boya şeklinde yapılmış klasik eserlerdir, bu dönem eserlerinde mitolojiden biraz esinlenilmiştir.

 

En Ünlü Rönesans ve Sonrası Dönem Aşk Tabloları

Mitolojiden en çok esinlenilen, gelecek dönemin fikirlerinin atılmaya başlandığı aşk temalı ünlü Rönesans ve sonrası tabloları şu şekildedir:

  • Körebe
  • Aşk Benzetmesi Cupid ve Psyche
  • Telemachus ve Eucharis'in Vedalaşması
  • Francesca da Rimini
  • İki Aşık
  • Southern Courtship (Güneyli Kuru)
  • Yürüyüş
  • Öpüşme
  • Eros'a Karşı Kendini Savunan Genç Kız
  • Aline Charigot ve Renoir Portresi
  • Narihira ve Nijo no Tsubone Fuji Nehri Kıyısında
  • Aşk Tapınağı
  • Flörtleşen Çiftler Bahçesi
  • Aşkın Genç Rüyası
  • Söz
  • Siesta
  • Vals
  • Paris'te Romantizm
  • Kiss IV (4. Öpücük)
  • Gece

Bu tablolar ara sıra cinselliğin, çoğunlukla da aşkın en masum halinin resmedildiği tablolardır. Bu eserlerde sembolizmin, yani bazı sembollerle daha derin bir duygunun veya düşüncenin anlatılmaya çalışıldığı görülmüştür.

 

En Ünlü Yeni Dönem Aşk Tabloları

Yeni dönem aşk temalı resimlerde cinselliğe dair hiçbir tabunun olmadığı ancak çoğu şeyin açık değil de fütürist bir temayla işlendiği görülüyor.

Yeni dönemin en ünlü aşk tablolarını şu şekilde saymak mümkündür:

  • Öpücük
  • Orman Yolundaki Çift
  • Sevişmek
  • Aşk
  • Pereja Dansı
  • Romatizm
  • The Kiss (Öpücük)
  • Balayı
  • Vedalaşma
  • Çiçekleri Sulamak
  • Duvar Resmi

Genellikle Uzakdoğu kökenli ressamların ön plana çıkan bu yeni dönem eserlerinde şaşırtıcı çizimler ve farklı, çağdışı fikirlere rastlamak da olasıdır.

 

Gustav Klimt’in En Meşhur Eserlerinden Öpücük Tablosu

1907 ile 1908 yılları arasında yapılan ve Der Duss, The Kiss olarak da geçen meşhur Öpücük tablosu, kendi zamanında hak ettiği ilgiyi ne yazık ki toplayamamıştır. Ancak altmış sekiz kuşağında Klimt’in bu eseri oldukça büyük bir üne kavuşmuştur. Kadının ve erkeğin aşk sebebiyle kendilerini unutarak tutku ile öpüşmesini konu alan bu eserde zamanın önemsiz olduğu vurgulanmıştır.

Yoğun bir sonsuzluk duygusunun da bulunduğu eser birbirinden farklı yorumlara sahiptir. Belirli bir kesime göre kadının gözlerini kapalı tutması, adamın kadını kollarıyla sararak avucunda tutması kadının istekli olmadığı anlamına geliyor. Ancak bu tablo büyük bir çoğunlukla zamanı ve mekânı tamamen unutarak, bir bütünmüşçesine kendilerinden geçerek öpüşmekte olan bir çifti gösterir.

Kadının sahip olduğu narinlik, adamın kadın üzerinde kurmuş olduğu hakimiyet ise cinsiyetleri belirgin bir şekilde göstermiştir. Çiftin bulunduğu yer, desenlere ve süslemelere bakıldığında, gerçeküstü bir bahçe olarak nitelendirilebilir. Kadının giysilerindeki ve saçlarındaki baharı anımsatan renkler, eklenen çiçek desenleriyle bir olmuştur.

Kadının saçlarında çiçek bulunurken erkeğin saçlarında yosunlar bulunması, kadının kıyafetinde çiçekler yer alırken erkeğin kıyafetinde dikdörtgen mozaik şekiller yer alması iki cinsiyet arasındaki ayrımı ortaya koyar. Bu tablonun yaratıcısı olan Klimt bu eseriyle kadın dünyasının yumuşaklığıyla kırılganlığı, erkek dünyasının ise kesin ve doğru oluşunu gösterir.

 

Botticelli’nin Aşkı Anlatan Ünlü Eseri Venüs'ün Doğuşu

Yunan mitolojisinden esinlenilerek yapılan bu eserde Kronos, babası olan Uranüs’ü hadım etmiş ve onun cinsel organını denize atmıştır. Uranüs’ün cinsel organı denize düştüğünde deniz döllenir, sonucunda ise denizden Venüs doğmuştur. Botticelli’nin resmettiği bu tabloda Venüs’ün bir deniz kabuğunun üzerinde denizden yükseldiği, sol tarafta yer alan iki rüzgâr ile kıyıya doğru sürüklenmiş olduğu görülür.

Bu tabloya ilham vermiş antik dönem eserlerinde yer alan deniz kabuğu dişilik simgesi olan vulvaya atıfta bulunur. Tamamen çıplak olarak çizilmiş Venüs’ün hemen yanında mevsim tanrıçası Horae yer alır. Horae elinde bulunan çiçek desenlerine sahip pelerin ile Venüs’ün üzerine örtmeye çalışırken rüzgarlar da ortasında altın rengi bulunan gülleri Venüs’e doğru döker.

Botticelli’nin eserindeki Venüs’ün anatomisi ve etrafında yer alan ikincil detaylar, Leonardo Da Vinci’nin veya Rafael’in eserlerinde görülebilen katı bir klasik gerçekçiliğine sahip değildir. Buna örnek olarak tanrıçanın imkânsız sayılabilecek uzunluktaki boyun yapısı ve sol omzunun anatomik olarak mümkün olmayan bir açıya sahip olması verilebilir.

 

Henri De Toulouse-Lautrec’in Aşkı Anlattığı Eseri Yataktaki Öpücük

Aristokrat kökenli bir ailede doğmasına rağmen çağdaş ve bohem bir hayat tarzına sahip olan Henri De Toulouse-Lautrec’in ayakları hastalığı sebebiyle on dört yaşındayken uzamayı bırakmıştır. Ayaklarının kısa olmasıyla dikkat çeken bu ressam on dokuzuncu yüzyıl Paris’indeki kabareleri, genelevleri ve kafeleri resmetmeye önem vermiştir

 Yataktaki Öpücük tablosunda ise büyük bir olasılıkla aynı kabarede çalışan iki kadının öpüşmesi resmediliyor. Paris’in o döneminde kabarelerde çalışan kadınlar, yer olmadığından dolayı aynı yatakta yatarlardı. Toulouse-Lautrec bu sahneye özel bir isim vermeyi tercih etmiş ve bu sahneyi Duygusal Hazzın Özü ismiyle anmış. Bu resmi yorumlayan insanlar ise bu sahnenin erotik bir sahneden ziyade duygusal bir sahne olduğu konusunda hemfikir.

 

Frederic Leighton’ın Ünlü Balıkçı ve Siren Tablosu

Görünümleri insana benzeyen ancak elementleri su olan sirenlerin resmedildiği Balıkçı ve Siren tablosunda bir sirenin bir balıkçıyı baştan çıkarma anı gösteriliyor. Bir deniz kızı olarak da nitelendirilebilecek sirenlerin soğuk kalpli ve sevgiden aciz olduğu biliniyor.

Ayrıca sirenlerin ölüm için büyüleyici bir şekilde şarkı söylemekte olan bir adamın sembolü olarak da görüldüğünü söylemek gerekir. Sirenin rasyonel düşünme yeteneğini kaybettiği, pasif ve zayıf olarak tasvir edildiği de görülebilir.

 

Édouard Manet’in Ünlü Venedik'teki Büyük Kanal Eseri

Édouard Manet’in saydam tonlara âşık olduğu ve ışığı aradığı bu tabloda net bir şekilde görülür. Bu tablonun arka planındaki binalar hayali bir Akdeniz mimarisine aittir. Manet bu resmi çizmeden önce eşi ile beraber Venedik’e gitmiş, oradaki Büyük Kanal’ı kendince resmetmiştir. Resimde yer alan saydam renklerin ve gerçekte olmayan binaların Édouard Manet’in romantizm anlayışı olduğunu ve eşi ile beraber geçirdiği günlerin bir yansıması olduğunu söylemek yanlış olmaz.

 

William Adolphe Bouguereau’nun Eseri Cupid ve Psyche'nin Çocukluğu

Akademili ressamlardan biri olan William-Adolphe Bouguereau, sıcak renkleri kullanarak çizdiği köylü çocuklarla ve nü tekniğini kullandığı figürleriyle öne çıkar. Yunan mitolojisinde Eros olarak da geçen Cupid, tutku ve aşın sembolüdür. Bir Tanrı olan Eros’un yayını gerdirerek okunu isabet ettirdiği kişi aşka yakalanır, başka bir deyişle çarpılır.

Resim sanatında sıklıkla resmedilen Eros veya Cupid, genellikle küçük bir erkek çocuğu şeklinde tablolarda yer alır. William-Adolphe Bouguereau da Cupid’i küçük bir erkek çocuğu biçiminde resmetmiş ancak kendine has olan canlı sıcak renklerle Cupid’i ön plana çıkarmıştır.

 

Nicolas Poussin’in Ünlü Mitolojik Eserlerinden Apollo ve Daphne

Ünlü eserlerini genellikle Barok üslubuyla veren Nicolas Poussin Apollo ve Daphe eserinde tarım ve kehanet tanrısı Apollo ile peri kızı Dafne’nin aşk öyküsünü anlatmıştır. Bu eserde Apollo âşık olduğu peri kızı Dafne’nin bir defne ağacına dönüşmesini izleyerek üzülür. Irmak tanrısı olan Peneios ise Dafne’nin yaşadıklarına şahit olduğu için kederlidir.

 

Bir önceki yazımıza https://www.wombhobby.com/blog/icerik/sonbahar-temali-sayilarla-boyama-urunleri linki üzerinden ulaşabilirsiniz.

Etiketler: sayılarla boyama
Ekim 05, 2021
Listeye dön
cultureSettings.RegionId: 0 cultureSettings.LanguageCode: TR